İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Bülent Turan Sakin şehir, uygar yaşam

Sakin şehir, uygar yaşam

E-posta Yazdır PDF

 

Bu yazı ilk kez 20 Nisan 2005 günü Haber Ekspres Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

_______________________________________________________________________________________

Bir kent düşünün:

Caddelerinde sokaklarında otomobil sayısı diğer kentlerden daha az ve asla korna sesi duyamıyorsunuz.

Her taraf yayalarla ve bisiklet kullanan her yaştan mutlu kentlilerle dolu.

Kent sokaklarında güzel kokuların yayıldığı; yeşilliğin, çiçeklerin hakim olduğu, yürüyüş yapan, sohbet eden güleryüzlü insanlarla dolu bir kent düşünün.

O kentte tabela yok. Reklam panosu da yok.

Tarihi binaların en azından cepheleri restore edilmiş ve o kentin kimliğine uygun renklerle boyanmış bir kent düşünün. Hatta, betonarme binaların göze hoş gelmeyen soğukluğunun bile mimari ustalıklarla farkına varılmaz kılındığı bir kent düşünün.

Modern yaşamın getirdiği "hızlı, daha hızlı" kavramının geçerli olmadığı, Amerikan tipi yaşamın izinin olmadığı bir kent düşünün. fast food dediğimiz hamburger, pizza mağazalarının olmadığı, onun yerine organik natürel gıdaların satuldığı, ev yemekleri satan lokantalrın bulunduğu bir kent düşünün. Sokaklarında makina sesleri yerine tarımsal üretimin hem de kol gücüyle, el emeğiyle yapıldığı bir kent düşünün.

Dükkanlarında kimyasal madde katılmamış ürünlerin bulunduğu, doğal yaşam felsefesinin olabildiğince yerleştiği ve uygulandığı bir kent düşünün.

Akşamları sokaklarında caddelerinde gezerken yüksek müzik sesleri yerine sohbetlerin, gülüşmelerin ahengini bulduğu bir kent düşünün.

Her şeyin koşuşturma, her şeyin hızlı olduğu bir yaşam biçiminden olabildiğince uzak, insanın kendini tanıyabileceği, kendisiyle ve kendisiyle, doğayla olduğu kadar diğerleriyle de huzur ve uyum içinde olacağı bir kent düşünün.

Sükuneti prensip edinen ve her eyleminde her adımında bu prensibi uygulayan kentlere, "sakin kentler" diyoruz.

Bu akım son yıllarda İtalya başta olmak üzere, Avrupa'nın pek çok küçük kentinde hızla yayılıyor. Sakin Kentler Birliği kurulmuş.

Her yıl toplanıyorlar. Her yıl yeni üyeler, yeni kentler, belediyeler çoğalıyor. Yeni üye kentlere eğitimler veriliyor.

Bu birliğin önem verdiği konu, "yerel kimlik".

Yerel Kimlik'in yeniden yaşatılması, sürdürülebilir kılınması bir kent için en önemli kriter olmuş. Küreselliğin getirdiği olumsuzluklar, yerel kimliğin geliştirilmesiyle çözülüyor.

Kriterlerden bir diğeri de, "yavaş, daha yavaş" ilkesi. çevrenin korunması, doğaya ve hayvanlara karşı duyarlı olunması, çevreyle doğayla barışık ve iç içe bir kent yaşamı kurulması, gürültü kirliliğinin ortadan kaldırılması, tarihi dokunun, geleneksel mirasın korunarak yaşatılması, yaya ve bisikletliler için daha fazla alan ayrılması, sivil insiyatife önem verilmesi, sakin kentlerin ortak ilkeleri arasında yer alıyor.

Sakin kent yaşamı modası hızla yayılıyor.

Ege ve Akdeniz bölgesi, sakin kent yaşamı için çok ideal özelliklere sahip.

Umarım ülkemizde de, turizm açısından da oldukça rağbet gören sakin kentlerin sayısı olabildiğince artar.

İleride bir gün böyle bir "sakin kent"in yöneticisi ya da en azından sıradan bir hemşerisi olmak isterim.

Modern kültürün hepimizin kimliğini yok ettiği günümüzde hakim olan bu düzende insan daha başka nasıl bir cennet hayal edebilir?

Sakin bir kent yaşamından başka?

 

Yorumlar  

 
0 #1 D.GALAL 2010-03-31 14:23 Noah's Ark Hadramout Yemen. سفينة نوح علية السلام دابة العنكبوت تكشف عن موقع سفينة نوح علية السلام من القران الكريم وهي حاليا موجودة في حضرموت.شبوة. اليمن ادخلshipnoah.com Alıntı
 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 5 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark