İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Ümit Erdem VAN MÜNİT!..

VAN MÜNİT!..

E-posta Yazdır PDF
  İzmir gerçeği yine birilerini rahatsız etti. Bilinçli olmanın getirdiği üst düzeyde ilişkilerin yoğun olduğu yaklaşık 20 yıllık süreçte sivil toplum örgütleri kapsamında halkla iç içe olmak sayesinde, İzmir özelinde ve ülkemiz genelinde sürdürülebilir demokrasi ve ilkelilik kapsamında oldukça önemli bir vurgulama yapıldı… Tam ingilizcem olmadığı için bu herhalde amiyane tabirle İzmir Halkının birilerine ‘van münit’ demesiydi. Tabi bilinçli olmanın İzmirli olmanın gururunu yaşıyoruz dersek, çok da ayıp olmaz diye düşünüyorum.  

      Bu arada, ülkemiz ve dünya gündemini ilgilendiren bir toplantıya katılma fırsatını da elde etmiş olduk. Sayın Rektörümüzün yönlendirmesiyle gelişen durumla 16-22 Mart 2009 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğini yaptığı 5. Dünya Su Forumu’na katılabilme olanağını değerlendirebildik. Biliyorsunuz bu su forumları, 1996 yılında Fransa’da oluşan Dünya Su Konseyi ile başladı. Her şeyde ilk olmayı başaran Fransa, nasılsa yıllarca Avrupalının sömürdüğü en önemli stratejik bir doğal kaynak olan suyu keşfetti. Suyun geleceğinin dünya geleceği olduğunu, yani suyun yaşam olduğunu somut bir biçimde belirleyerek dünya suyunun yönetiminde nasıl bir rol oynayabiliriz düşüncesiyle böyle bir oluşumu gündeme getirdi. Genel kapsamlı ilk toplantı 1997’de, ikincisi 2000’de, üçüncüsü 2003’te, dördüncüsü de 2006’da Meksika’da gerçekleştirildi. Ve böylece 2009, ülkemizde İstanbul’da 5. Dünya Su Forumuna gelindi. İşte biz bu Su Forumuna katıldık. Bilindiği gibi forum Eski Yunanda Pazar yeri ya da pazarlık yeri gibi geçer. Kim ne derse desin, 5. Dünya Su Forumu da  bu tanımın kapsamında gerçekleşti diyebiliriz. Güvenlik son derece sağlamdı. O Haliç’in iki yakasına yayılmış toplantı yerleri en son sistem güvenlik önlemleri ile donatılmıştı. Haliç’in o bitmeyen pis ve kahverengi görünümlü suyu olsa da bir kıyıdan bir kıyıya görevli şehir hattı vapurlarıyla bedava gidip gelmek bütün turistler için ayrı bir zevkti. Ama bir zorunluluk da vardı ki, o da herhangi bir, çok yakın konuğunuz da olsa forum alanında birlikte olamıyordunuz! Ne güvenlik değil mi? 

      Dünya Su Forumu bilimsel değildi. Dağıtılan broşürlerden kimin nerede nasıl bir konferans vereceği hiç bilinmiyordu, anlaşılmıyordu. Görülüyordu ki, olaylar biraz aceleye getirilmişti. Bütünüyle düşünecek olursak bir dertleşme ortamıydı diyebiliriz. Bilinçliler vardı, bilinçsizler vardı, az gelişmişler ve gelişmekte olanlar vardı. Allah’tan bazı çadır yemek yerlerinde bira verilebiliyordu da biraz rahatlayabildik. Çadır yemek yerleri dedim, bu çadır kültürü gerçekten yakışmış, biliyorsunuz zaten bu kültür Orta Asya’dan bu yana doğamızda var. Bende iyi bir Yörük olduğumu düşündüğüm için bu kültüre hiç yabancı olmadığımı belirtmek isterim. Bu çadırlar olmasaydı, kongredeki birçok olgu eksik kalırdı diye düşünüyorum. Çünkü başvurular çadırda yapılıyordu, öğlen yemekleri için çadırlar vardı, en önemlisi de çok da güzel bir biçimde düzenlenmiş olan ‘ÇADIR FUAR’ vardı. Çadır Fuar’da hemen hemen yok yoktu. Örneğin; krizdeki Amerikalılar bile bir stand açmışlardı. Ama hepsinden üstün olan Japonlardı. Suyla ilgili hemen her konuda bir şeyler yapmışlar sergiliyorlardı. Ama biz ne yazık ki yine çoğunlukla su borularında kalmışız. Devlet Su İşleri’nin standında tarımsal sulamaya ilişkin çözüm ilginçti denebilir. Ama uygulanabilir mi, bilemiyoruz! İzmir’imizden olduğu gibi ülkemizden birçok bilim insanının orada bulunması da güzeldi. En azından ticaretleştirilmeye doğru uzanan  su öykümüzü yakından izleyebildiler. Umman Krallığı bile vardı, hurma tatlısı dağıtıyorlardı, insan orayı dolaşırken laikliğin önemini, Atamızın büyüklüğünü düşünmeden edemiyordu. Velhasıl, 5. Dünya Su Forumu denetimli olarak geldi geçti ama, asıl dikkati çeken Alternatif Su Forumuydu galiba! Daha gerçekçi daha bilimsel, daha yurtsever görüşler ortaya atıldı bu forumda. Bazı yabancılarda katıldılar, hep bir ağızdan ‘SUYUN KİMSEYE BİR ÖDÜL OLMADIĞINI, HERKESİN EN DOĞAL HAKKI’ olduğunu haykırdılar. Bence çok iyi yaptılar. Susuzluktan giden bebekler, ancak sanitasyonu olmayan suya ulaşabilen insanlar milyarları buluyorsa burada ne denebilir?! Göreceksiniz yarın öbür gün sınır aşan sularla ilgili birçok sorunla, 3. ülkeler (ilgisiz ülkeler) tarafından fırınlanmış sorunlarla karşılaşacağız. Dicle, Fırat, Çoruh, Aras, Asi Nehri, Meriç Ergene, Avrupa Birliği’nin o güzel adamları tarafından ortaya atılacak. Şimdiden dikkatli olmalıyız. Ve çoğumuzun ayrıntısını bilemediği ‘İstanbul Su Mutabakatı’ nedir? UNESCO neden bazı şeylere imza atmamıştır, sorgulamalıyız, öğrenmeliyiz. Biliyorum, sıkıldınız ama keşke havadan sudan konuşabilseydik.  

      Gelin birazda bahardan bahsedelim. Nisana girdik artık. Anadolu’da dillere pelesenk olmuş bir deyim vardır; ‘Nisan Mayıs ayları, gevşer gönül yayları’ tabi bu deyiş gönül sahibi olanlar için, kalp başka şey gönül başka şeydir. Gönlü güzellerin birçok ayrı lafları var bu konuda ‘Nisan yağmuru gibi geçiverdi aşkımız, bahar geldi gül açıldı, etrafa neş’e saçıldı’ tabi bu arada sakın bir nisanı da unutmayalım. Eskilerde kalan yılbaşı günlerini! ‘21 Mart Dünya Şiir Günü idi, 22 Mart Dünya Su günü, 23 Mart Dünya Meteoroloji günü’ ve biliyor musunuz Dünya Meteoroloji gününün bu yıl için sloganı ne; ‘Soluduğumuz hava herkesi  plates yapmaya mahkum ettik’, oksijen arar oldu insanlar, organik organik diye tutturuyoruz, her şeyi bozduk şimdi düzeltmeye çalışıyoruz. Ama ne kadar benciliz düşünebiliyor musunuz. Düzeltmeye hep kendimizden başlıyoruz, kendimizin sağlığını düşünüyoruz. Ama bilmiyoruz ki sağlıklı bir çevre olmazsa, sağlıklı bir insanda olmaz, olamaz. En güzel komisyonları kuruyoruz, en güzel parti programları hazırlıyoruz ama çevreye ilişkin herhangi bir şey aklımıza bile gelmiyor.  

      Neyse bir şiirle bitirelim bu sizleri sıktığına inandığım sözlerimizi; 

DEĞİŞİM 

Rumeli Kavağında,

Kavaklar,

Kavaklarda kuşlar,

Kuşlarda sesler,

Seslerde aşklar, var.. 

Başka neler,

Neler var?!! 

Çıkarabilirsem , ikinci şiir kitabımdan bir şiirimi sundum sizlere, sevgilerim ve saygılarımla... 
 
 
 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 5 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark